Üniversite eğitimim boyunca aldığım pek çok dersin arasında, Kültürel Mirasın Sayısallaştırılması dersi hem içeriği hem de yaklaşımı açısından beni en çok etkileyen, düşünsel ve duygusal anlamda en fazla katkı sağlayan derslerden biri oldu. Sadece teknik bilgi aktaran bir ders olmanın ötesinde, kültürel bilinç, toplumsal sorumluluk ve teknolojik farkındalık gibi çok katmanlı kazanımlar edinmemi sağladı. Bu dersin beni en çok etkileyen yönü, kültür ve teknolojiyi bir araya getiren bir bakış açısını benimsemeye teşvik etmesi ve kültürel mirasa dair algımı yeniden şekillendirmesi oldu.
Ders kapsamında ilk öğrendiğim şeylerden biri, kültürel mirasın yalnızca fiziksel varlıklarla sınırlı olmadığıydı. Sayısallaştırma çalışmaları ile bu mirasın korunması, belgelenmesi ve erişilebilir kılınması; yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan pek çok unsurun yaşatılması adına hayati bir adım olduğunu fark ettim. Özellikle UNESCO’nun bu alandaki çalışmaları ve küresel çapta yürütülen dijital kültür projeleri hakkında bilgi edinmek, bana kültürel çalışmaların evrensel boyutunu da gösterdi.
Teknolojiyle doğrudan ilişkili sayısallaştırma tekniklerini öğrenmek bu dersin bir diğer kazanımıydı. 3D tarama gibi uygulamalar yalnızca teorik düzeyde değil, örnek projelerle birlikte ele alındı. Özellikle dünya çapında gerçekleştirilen bazı dijital müzecilik projeleri, sanal turlar ve interaktif belgeleme uygulamaları bana bu alanın ne denli dinamik olduğunu gösterdi. Türkiye’de de yapılan projelere dair örnekler incelerken, kendi kültürel zenginliğimizin ne denli derin ve çeşitlilik barındırdığını gördüm. Bu, bir Türk dili ve edebiyatı öğrencisi olarak, sadece metinlerin değil, onları üreten toplumsal bağlamın da dijital yöntemlerle korunması gerektiğini anlamamı sağladı.
Ders sürecinde edindiğim bir diğer önemli farkındalık, kültürel mirasın sadece bir geçmişin kalıntısı olmadığı, aynı zamanda günümüz kimliğimizi şekillendiren, bizi biz yapan öğelerin toplamı olduğuydu. Özellikle dijital çağda kültürel mirasın görünürlük kazanması, toplumların kendi kimliklerine dair bilinçlenmesini sağlayan bir rol üstleniyor. Sayısallaştırma bu anlamda yalnızca koruma değil, aynı zamanda tanıtma, yaygınlaştırma ve eğitme gibi çok yönlü işlevler üstleniyor. Kültürel mirasın dijital mecralarda yer alması sayesinde, coğrafi sınırların ötesine taşarak farklı toplumlarla etkileşime girmesi mümkün hâle geliyor. Bu durum hem ulusal hem de evrensel bir kültürel paylaşım ağı oluşturuyor.
Bu dersin bana kazandırdığı başka bir önemli değer ise kültürel sorumluluk bilinci oldu. Daha önce sadece akademik bir merakla yaklaştığım birçok eser ya da unsurun arkasında büyük bir tarihi emek, kültürel bağ ve hafıza olduğunu fark ettim. Artık bir tarihi esere ya da kültürel unsura bakarken yalnızca estetik ya da bilgi düzeyinde değil; onun korunması, belgelenmesi ve geleceğe aktarılması sorumluluğuyla da yaklaşıyorum. Dijitalleşme, yalnızca bir kolaylık değil; kültürel sürekliliği sağlayan güçlü bir araç haline geldi. Bu ders, teknolojiyi kültürel değerlerle harmanlamanın önemini bana somut örneklerle gösterdi.
Kültürel Mirasın Sayısallaştırılması dersi sayesinde yalnızca akademik bilgi kazanmadım; aynı zamanda bir birey, bir araştırmacı ve bir kültür taşıyıcısı olarak daha bilinçli, daha duyarlı ve daha donanımlı hale geldim. Ayrıca bu ders, kültür ve teknoloji arasındaki etkileşimi daha yakından gözlemlememi sağladı ve dijital çağda kültürel mirasın korunması konusundaki fikirlerimi olgunlaştırdı. Öğrendiğim her bilgi, ileride yapacağım akademik ya da uygulamalı çalışmalarda rehber niteliğinde olacak.
B. K.